|
cimnastik jimnastik cimnastikjimnastik
cimnastik jimnastik cimnastikjimnastik cimnastik
jimnastik cimnastikjimnastik cimnastik jimnastik
cimnastikjimnastik cimnastik jimnastik
cimnastikjimnastik cimnastik jimnastik
cimnastikjimnastik cimnastik jimnastik
cimnastikjimnastik cimnastik jimnastik cimnastik |
Son kullanma
tarihini bekleyen çocuk starlar
Önce şöhret olduklarına
inandırılıp sonra bir köşeye atılan, sabah programlarında konu
sıkıntısı çekildiğinde hatırlanan, popstarlardan geçilmiyor
ortalık. 'Yalancı şöhret' dönemi sona erdikten sonra yaşanan
sıkıntıların dile getirilmesi sırasını bekleyen popstar
adaylarını korumaya yetmezken düşen reytingler imdada yetişti.
'Yalancı star' adayları şöhret belasından şimdilik kurtulmuşken;
popüler tüketim aracı sömürülecek damarı ekrana sürmekte
gecikmedi: Nur topu gibi 'çocukstarlar'ımız var artık!
ATV'de yayınlanan 'Bir Şarkısın
Sen' adlı formattan bahsediyorum. Format kelimesini özellikle
kullandım, neye hizmet ettiği anlaşılamayan, tek hedefi reytingi
on ikiden vurmak olan bir program Bir Şarkısın Sen. Yaşları 9
ile 16 arasında değişen '20 mucize sesli çocuk', son 50 yıla
damgasını vuran şarkıları seslendiriyor cumartesi akşamları.
Sakın ola ki eleştirmeyin çünkü çocuklar değil şarkılar
yarışıyor! Yersen!
Yapım şirketi başına geleceği bildiğinden, önlemini baştan
alıyor. Bin bir çeşit star yarışmasından sonra çocukstar
yarışmasının çok eleştiri alacağını tahmin ettiğinden, çocukları
puanlama dışı bıraktığına inandırmaya çalışıyor izleyiciyi.
Göndereceğiniz sms'ler şarkı için diyor ısrarla. Tabi salondaki
seyirciler nostaljik şarkıları alkışlıyor! Jüri koltuğunda
oturan sanatçı ağabeyler, ablalar 'geleceğin çok parlak derken'
şarkıları kastediyor!
Ülke çapında yapılan elemelerden sonra, sadece sesi güzel olan
değil; sahneye hakim, şova yetenekli, rahat çocuklar seçilmiş.
Maksat şov olmasa 9 yaşındaki bir çocuğa neden kanto
söyletilsin? Alkışlayan elleriniz dert görmesin diyerek
alkışları kabul eden, sahnenin şifresini çoktan çözmüş bir kız
çocuğu ayakta alkışlanıyor, bir daha diye tempo tutuluyor. Erol
Evgin'in tabiriyle 'esnaf' bir küçük şarkıcı var karşımızda.
İlk günden bu yana gözyaşı döken, seslendireceği uzun havayla
dinleyicileri ağlatacağı iddia edilen, köyünden kalkıp gelen 15
yaşındaki kız, ben çoban kızıyım diyor ısrarla. Reytingi yüksek
çoban tartışmalarından haberdar olmanın bilinciyle. Çobanlık
yapan baba 'aşık' aynı zamanda. Normalinde çoban kızının
babasının 'aşık' olmasıyla gurur duyması beklenir değil mi? Ama
bu reyting endişesi yok mu? Damardan bir kurgu, özenle yazılmış
'kimlik hikayesiyle' gecenin galibi çoban kızı oluyor.
Tıpkı popstarın İngiltere versiyonundaki 'kıllı melek' Susan
Boyle örneğinde olduğu gibi. Jürinin kendi eliyle seçtiği
yarışmacıya ilk defa görüyormuş muamelesi yapması, sen kim şarkı
söylemek kim önyargı klişesi eşliğinde söylenen opera şarkısı,
internete servis edilen videonun tıklanma rekoru kırması. Kilise
korosunda şarkı söylediği es geçilen Susan Boyle'un etrafından
kurgulananlar seyredilirliği artırmaya yönelik TV zekası sadece.
30 kişilik dev orkestranın önünde parlak ışıklar altında,
iltifatlar, alkışlar eşliğinde raf ömürleri dolana kadar
gündemde olacak çocuk şarkıcılar. Son kullanma tarihleri
dolduğunda kimse hatırlamayacak onları. 'Garantili looser'
yetiştirmenin bundan daha etkili bir yolu olamazdı.
Çocuklar yarışmıyor şarkılar yarışıyor söylemine inandık
diyelim, peki çocukları şova malzeme etmek yarıştırmaktan daha
mı masum?
Oylamalar açıklandığında oyun şarkıya değil kendisine
verildiğinin bilincinde olacak o çocuk.
Her cumartesi beş saatlik bir yayın, bir gün öncesi prova.
Şarkıyı ezberlemek şovu hazırlamak için bir hafta süren çalışma.
Yapımcı firma İstanbul dışından katılanları okullarıyla beraber
İstanbul'a taşıdığı iddiasında. Sanki bu çocukların okula
gitmeye vakti varmış, gitse konsantre olabilecekmiş gibi.
Tanınırlık oranları yükselmeye yıldız muamelesi görmeye
başlamadılar henüz. Şöhretin dayanılmaz cazibesiyle
tanışmadılar.
Tanınan bir yüz olmak kısa vadede çocuk için olumlu gibi gözükse
de ilgiden bunalıp sokağa çıkarken tanınmamak için güneş gözlüğü
takan minik yıldızlar var. Abartılı övgü çocukta özgüven
patlaması yapabilir. Ki sahnedeki rahat tavırlarına küçük
dünyaları ben yarattım duruşlarına bakılırsa aşırı bir 'özgüven
yüklemesi' ile hazırlanıyor çocuklar sahneye.
Kendisini başkalarının gözünden görmeye alışan, ailenin duyduğu
gurur ve sevinci kaybetmek istemeyen çocuk, şöhret kültürünün
ağında geleceğin mutsuz birey adayı.
Yeteneği tescillenen çocuğuyla gurur duyan, kolay para
kazanmanın dayanılmaz cazibesine kapılan, çocuğunu şöhret yapmak
için her türlü fedakarlıktan kaçınmayan 'menajer ailelerin';
çocuğuna boyacılık yaptıran, mendil sattıran alilerden farkı
yok.
Daha fazla kar hırsı sebebiyle çocuk emeği sömürenlerden bir
farkı yok daha fazla reyting yakalamak için çocuk şarkıcıları
ekrana sürenlerin.
Oyun ve eğitim çağında çalışmak zorunda kalanlardan bir farkı
yok ekrandaki 'çocuk işçilerin'.
Çocuklar ucuz işgücü olmadığı gibi garantili reyting aracı da
olmamalı.
Yaşanmamış çocukluk kadar yanlış yaşanmış çocukluk da bir travma
sebebidir.
Kaynak :
www.yenisafak.com.tr
|
cimnastik jimnastik cimnastikjimnastik
cimnastik jimnastik cimnastikjimnastik cimnastik
jimnastik cimnastikjimnastik cimnastik jimnastik
cimnastikjimnastik cimnastik jimnastik
cimnastikjimnastik cimnastik jimnastik
cimnastikjimnastik cimnastik jimnastik
cimnastikjimnastik cimnastik jimnastik cimnastik |